| | Üretsiz Blog oluştur

Bilinmeyenler Dünyası!

Tarih 17 Haziran 2007, 12:13. Yazan fatma-nur-60.  
Etiket:

                                                                           DENİZ NEDEN TUZLUDUR??

Deniz suyu neden tuzludur? Deniz suyu tuzludur çünkü, deniz suyu dağlardan akıp gelen ve denizde biriken nehir sularındaki tuzu tutar. En tuzlu deniz Ölü Denizdir: içerdiği tuz oranı ortalama bir litrede 350 gram civarıdır. Bu oran makarna yapmak için suya attığımız tuz oranının 35 kat daha fazlasıdır! Ama dikkat: Ölü Deniz aslında bir göl durumundadır. Suyu tuzludur çünkü bu bölgede iklim çöl kadar sıcak, buharlaşma ise okadar yoğundur.
                                                                 GÖKYÜZÜ NEDEN MAVİDİR??                                                                        
Gökyüzü neden mavidir? Gün boyunca güneş ışıkları, gözümüze ulaşabilmek için havanın içinden geçerek yol alırlar. Ama tüm güneş ışıkları düz bir çizgi halinde hareket etmiyorlar. Güneşin beyaz ışığı, birçok rengin karışımından oluşmaktadır: Bunada gökkuşağı renkleri denir. Bu birçok renge rağmen, hava molekülleri yalnız güneş ışığının mavi olanını püskürtürler. Buda gökyüzünün bize mavi görünmesini sağlar. 
                                                                   NEDEN  YILDIZLAR TİTRERLER??
Neden yıldızlar titrerler? Gözlerimize ulaşmadan önce, yıldızların ışıkları atmosferden geçerler. Bu sürekli hareket, hava akımına sebep olur. Işığın yolunda sapmalar olduğu için, yıldızlar titriyor gibi gözükür ama gerçekte sabit olarak parlarlar. 
                                                  DEVEKUŞLARI NEDENKAFALARINI TOPRAGIN ALTINI SOKARLAR?? 
Devekuşları neden kafalarını toprağın altına sokarlar? Bu bir rivayetdir. Daha şimdiye kadar kimse bir deve kuşunun kafasını toprağın altına soktuğunu görmemiştir. Bu söylenti büyük bir ihtimalle o kocaman gövdesindeki ufacık kafasını ot yemek için yere yaklaştırdığında görünen manzara yüzünden çıkmıştır.
                                         NEDEEN BAZI İNSANLARININ DÜZ,BAZILARININ KIVIRCIK SAÇI VARDIR??
Neden bazı insanların düz, bazılarının kıvırcık saçı vardır? Başımızda yetişmekte olan kısa tüylerle birlikte 100.000 ile 200.000 arasında kıl kesesi bulunmaktadır. Saçımız uzarken, aynen diş macunu tübünde olduğu gibi ileri doğru ittirilirler. Yuvarlağımsı kıl keseleri düz saçları, ovalimsi kıl keseleri dalgalı saçları, karemsi kıl keseleri ise kıvırcık saçları üretirler.

0 yorum.

Merhaba arkadaşlar

Tarih 17 Haziran 2007, 11:53. Yazan fatma-nur-60.  
Etiket:

Merhaba arkadaşlar


Sizlere, bu hafta Cumartesi günü Kanal D’de saat 08.50’de yayınlanan bölümle ilgili, www.winxclub.com.tr ‘de cevaplayacağınız güzel sorular hazırladık. Doğru cevaplayan arkadaşları hediyeler bekliyor.

Her Cumartesi Kanal D’de  sabah saat  08.30 ’dan itibaren yayınlanan Winx Club yeni sezon bölümlerini izlemeye başladınız mı? Kaçıranlar, aman bu hafta izlemeyi unutmasın!
Unutmayın! Cumartesi sabahları saat 08.30’dan itibaren Kanal D’de.

Winx Club Dergisi Haziran ayında da, yepyeni süprizlerle evlerimize girmeyi bekliyor.
Yazın modasını takip etmek, gencinden yaşlısına herkezin büyük bir hayranlıkla dinleyip takip ettiği Tarkan hakkında bilgi edinip, güzel şarkıları ve değişik tarzıyla kalplerimizde yer edinen Göksel’in neler yaptığını merak ediyorsanız, Haziran ayının ilk günlerinde hemen bir Winx Club Dergisini mutlaka okuyun.

Ayrıca dergimizin Haziran ayı  sayısında, televizyon dizilerinden tanıdığımız çocuk kahramanlar Havuç ve Çilek ile ilgilide haberler okuyabilirsiniz.

Yazın sevdiklerinizi, Winx Club Dergisi’nin Haziran ayı  içinde bulunan “Çikolatalı Buz Tatlısı” tarifi ile de şaşırtıp, onların hayranlıklarını kazanabilirsiniz.

Winx Club Dergisi Haziran ayının süprizleri bitmek bilmiyor. Bu sayıda hediyemiz Winx Club yeni sezon CD’si.

Hepinize güzel bir haziran ayı geçirmenizi diliyoruz.

Hoşçakalın...

0 yorum.

sitene ekle

Tarih 17 Haziran 2007, 10:49. Yazan fatma-nur-60.  
Etiket:

eklesene.net kullanıcılarına yeni bir özellik.. resimsiz janjansız tamamen özelleştirebilir css bannerlar.. nedir bu css.. efenim css sayfanızdaki yazılardan tutun da resimlere kadar yazılarınızın renklerinden sayfa arka plan renginize kadar bir çok stil özelliğini barındıran kodlardır. bu kodlar sayfanızın içerisinde olabileceği gibi sayfa dışından da çağrılabilir. css üzerine sayfalarca makale yazılabilir. şu an kullandığımız blogların neredeyse hepsi css tabanlıdır aslında ve sayfalarınızın hızlı yüklenmesini fazla yer kaplamamasını sağlar.. css kullanmak bir rahatsızlıktır :)) tüm yerleşimleri css ile oluşturulmuş sayfama göz atabilirsiniz (www.onurpay.com)...

Aynı şekilde bu css stil kodlarını kullanarak banner hazırlayan bir siteden de yardım alarak reklamdan arındırıp türkçeleştirip bizim kullanabileceğimiz bir hale getirdim ve ortaya css banner üreteci çıktı. banner demek doğru olmayabilir çoğuna göre.. kutucuklar demek daha mantıklı olur ama bu kutucuk büyüklüklerini dünya standartlarında banner boyutlarına uyarlayınca bu oluşan html parçalarını banner diye adlandırmak daha doğru olur... durun bakalım buraya eklemeyi bir deneyim :))))

 

derken oldu :)))) süper bişiymişşşşş hayal gücünüzü konuşturun sayfanıza yada şablonunuza ekleyerek ister banner ister slogan isterseniz küçük minik minicik tıklama butonları yapın.. dediğim gibi gerisi sizin hayal gücünüze kalmış... birkaç tane daha deneyim bakalım aynı sayfada birden daha fazla banner ekleyebiliyor muyum...

 

haha oldu ama nasıl oldu :))) kodlar otomatik olduğu için herseferinde aynı kodu oluşturuyor...

<style type="text/css"> a.cssbanner { width:125px; height:125px; display:block; text-decoration:none; border-width:1px; border-style:dashed; border-color:#990000; background-color:#CCCCFF; } .heading1 { font-family:Georgia; display:block; padding:2px; font-size:20pt; text-align:center; color:#990000; } .heading2 { font-family:Georgia; font-size:12pt; text-align:center; color:#000000; }</style> <a href="http://www.eklesene.net" class="cssbanner" title="www.eklesene.net banner üreteci ile hazırlanmıştır"><div class="heading1">CSS Banner Üreteci 2</div> <div class="heading2">Eklesene.Net CSS Banner Üreteci ile Yapıldı</div></a>

 

şimdi buraya çok dikkat edin eğer sayfanızda 2 ve daha fazla oluşturulmuş kutu kullanacaksanız.... yukarıdaki kod eklesene.net üzerinde oluşturup alacağınız kod... a.cssbanner .heading1 .heading2 diye başlayan yerler var style kodları arasında işte hilemize oradan başlıyoruz eğer birden fazla kutucuk kullanacaksak :))) ben hilemde hepsinin sonuna bir harf ekledim mesela şöyle yaptım a.cssbannerd .heading1d .heading2d yani hepsinin sonuna d harfini ekledim böylece diğer kutucuğun stili belirlenmiş oldu... sıra geldi kutuyu oluşturan kodlara da bu d harfini eklemeye.. yani style ve style kodları arasında işim bitti d harfini ekleyerek şimdi alttakilere bu d harfini ekliyorum...

<a href="http://www.eklesene.net" class="cssbanner" title="www.eklesene.net banner üreteci ile hazırlanmıştır"><div class="heading1">CSS Banner Üreteci 2</div> <div class="heading2">Eklesene.Net CSS Banner Üreteci ile Yapıldı</div></a>

alttada görüyorsunuz yukarıda tanımladığımız şeyler var.. clas=cssbanner değil cssbannerd olacak heading1 değil heading1d olacak.. heading2 değil heading2d olacak aslında karışık göründüğüne bakmayın çok kolay. ve tekrar söylüyorum sayfanıza birden fazla kutucuk ekleyecekseniz bunu yapmanız gerekiyor.. 1 tane kutucuk yada banner ekleyecekseniz uğraşmanıza gerek yok... ama birden fazla ekleyecekseniz class denen özelliğin benzersiz olması gerekiyor sayfanızda yani heading1 i bir kere yazabiliyorsunuz.. umarım yardımcı olur.. :))) beğenirseniz yorumlarınızı bekliyorum.. son olarak bir kaç örnek ekleyim:

 

sanırım bu kadar örnek yeter.. dediğim gibi yorumlarınızı bekliyorum :))))
bu da adresi:

Meta Tag Ekleme Aracı

Gün geçtikçe "Eklesene" için yeni araçlar ekliyorum. son eklediğim araçlardan bir tanesi "Meta Tag" oluşturucu. Nedir bu meta tag?

Efendim şöyleki bir sayfanın kullanıcıya görünmeyen bilgileri vardır. bu bilgileri arama motorları kullanır ayrıca siteniz hakkında bilgi sahibi olmak isteyen insanlar sayfa kaynağını görüntülemesiyle bu bilgilere ulaşır. nedir bu bilgiler?

Sitenin kime ait olduğu, Sitenin açıklaması, Site içeriğinin hangi yaşa hitap ettiği, Site dili, Anahtar kelimeler gibi temel bilgilerdir. Örneğin Google'ın en çok dikkat ettiği 2 meta tag "descrpdion" ve "keywords" etiketleridir. Yani sitenizin açıklaması ve sitenizi tanımlayan anahtar kelimeler. Aramalarda bu iki kriter çok önemlidir. bu bahsettiğim meta etiketleri belirli ifadelerden oluşur. bu ifadeler sabittir. değişken olan o ifadelere karşılık gelen kısa içeriklerdir. mesela descripdion etiketi yani açıklama etiketi en fazla 3 satır olmalıdır 100 kelimeyi geçmemelidir. keyword yani anahtar kelimeler en fazla 20 kelimeyi geçmemelidir. vs... bu özelliği kolay hazırlayabilmek için eklesene.net üzerinde bir araç bulunuyor. bu araç ile gerekli ifadelere karşılık gelen açıklamalarınızı yazıp siteniz için oluşturulan kodu alıyorsunuz ve sayfanıza ekliyorsunuz. Açıklama ve anahtar kelimeler yazarken dikkat etmeniz gereken en önemli özellik açıklamanızın mutlaka sitenizle ilgili olması ve anahtar kelimelerinde sayfanızda geçen ana anahtar kelimeler olması gerekiyor. mesela eklesene blogcu yani bu sayfada en çok kullanılan kelimeler: "Sitene ekle" "eklesene" "kod" "sayfana ekle" vs.. dediğim gibi o aracı kullanarak sayfanıza meta etiketlerini eklemeniz arama motorlarında bulunmanızı ve dolayısı ile ziyaretçi sayınızın artmasını kolaylaştıracaktır. peki nereye ekleyeceğiz bu kodları? sevgili blogcu kullanıcıları şablon ayarlarından (head)(/head) yazan yerler arasında bu kodları ekleyebilirler. diğer kullanıcılar ve site sahipleri her sayfalarının (head)(/head) etiketleri arasına eklemek zorundadır. Şablon kullanan site sahipleri tek şablonlarına eklemeleri yeterlidir. (head) (/head) tagları arasında blogcu kullanıcılarının başka içerikleride vardır. örneğin sayfanızın stil dosyası yada sayfanızın başlık adı vs...

mesela genel bir sayfanın taglarını inceleyelim..

 

(html)

(head)

(title)Sayfamın başlığı(/title)

(style)

sayfanın stil kodları

(/style)

(/head)

(body)

içerik başlıyor burda sayfanızın görünen kısmı burası...

(/body)

(/html)

 

gördüğünüz gibi head tagları arasında başka bilgilerde vardır. oluşturduğunuz meta tagları eklemeniz gereken yer (title) yazan yerden hemen sonrasıdır. title yoksa veya nereye ekleyeceğinize karar veremiyorsanız. (head) ten hemen sonra eklemeniz yeterli olacaktır. ve meta taglarının (/head) yazan yerden önce bitmiş olması gerekir. bu kadar uzun yazdığıma bakmayın kafanız karışmasın gerçekten kolaydır. ve gerçekten -üstelik garanti ediyorum- aranma sonucunda sayfanıza gelen ziyaretçi sayısını önemli ölçüde arttıracaktır.

hangi işlemi yaparsanız yapın öncelikle mutlaka şablonunuzun veya sayfanızın yedeğini almalısınız. merak ettiğiniz veya aklınıza takılan bir soru olursa buradan iletebilirsiniz. yorumlarınızı bekliyorum.

işte meta tag oluşturma aracının adresi : Sitene Meta Tag Ekle ....

not: "(" ve ")" olarak görünen ayraçlar büyüktür ve küçüktür ifadeleridir. ">" "<" "descripdion" da ki "d" "t" dir.

 

 

Sitene Forumuna Bloguna Blogcuna İmza Ekle

Yeni bir imza hazırlama aracı. Resmin üzerine istediğiniz yazıyla birleştirip kaydedin forumlara bloglara ekleyin. Kendinizi resimli imzalarınızla ifade edin. İsterseniz başka amaçlara da kullanabilirsiniz. Bunlar sadece başlangıç :)) yeni özellikler kapıda. Ne kadar ilgi çektiğini merak ediyorum sadece. O yüzden sık kullanılanlarınıza ekleyip arasıra ziyaret edin. İlginizi çekebilecek yeni şeyler mutlaka bulacaksınız. işte adres Sitene İmza Ekle

 

Site Analiz Hizmeti

608,622 Alexa Rank
23 Google Sonuçları
35 Yahoo! Sonuçları
0 MSN Sonuçları
682 AltaVista Sonuçları
17 AllTheWeb Sonuçları

 

 

Sitene Pagerank Ekle

Sanırım becerdim :)))) banner üreteci hazırlamaya çalışırken ortaya bu çıktı :))) 8 saatlik bir çalışma sonucunda bunu yapabildim. hataları var eminim. mesela sitenizin henüz pr değeri atanmamışsa hata veriyor. bunu çözemedim. ama pr0-pr10 arasını çok ala gösteriyor. Sitene Pagerank Ekle biraz kullanalım eğer host firması serveri ağlatıyorsun demezse :))) geliştirmeye çalışırım daha.. dediğim gibi önce sitenizin pr değerini bulmak için adresini yazıyorsunuz. sonra kodu alıp sayfanıza yapıştırıyorsunuz hepsi bu kadar. umarım çalışıyordur çok fazla deneme fırsatım olmadı açıkçası... :( deneyip göreceğiz.. yorumlarınızı bekliyorum.

 

 

Kayan Yazı Üreteci

Sayfanıza kayan yazı eklemenin en kolay gerçekten en kolay ve en güzel yolu eklesene.net'te. Tüm parametreler önceden hazırlanmış durumda size sadece aralarından seçmek kalıyor :))) gelin ve deneyin işte burada: Sitene Kayan Yazı Ekle beğenirseniz mutlaka yorumlarınızı bekliyorum.. isteklerinizi de bekliyorum..

 

 

Eklesene Şabloncu Güncellendi

"Eklesene Şabloncu" 50 Arka fon resmi, 20 Banner resmi, ve 35 Yan menü resmi ile size inanılmaz şablon arşivi sunuyor. Milyarlarca farklı şablon yapılabilir. Kodu alın ve Blogcu ayarlarından şablon ayarlarına şablon düzenleye geçin ve aldığınız kodu olduğu gibi yapıştırıp kaydete tıklayın. Hepsi bu kadar. Eklesene.net sizin yerinize resimlerinizi host ediyor. Herhangi bir yere resim yüklemenize gerek yok.. Daha fazla beklemeden hemen size özel şablonu oluşuturun.. Sıkılmadan ayarlarla oynayın, göreceksiniz inanılmaz güzel şablonlar ortaya çıkıyor... burdan buyurun : Eklesene Şabloncu

 

 

0 yorum.

Nasıl Bir Sınav İstiyoruz?

Tarih 17 Haziran 2007, 10:27. Yazan fatma-nur-60.  
Etiket:

Nasıl Bir Sınav İstiyoruz?

Öğrenciler Sınava Çok Erken Yaşlarda Başlamaktadırlar
Sınava hazırlığın ilkokul düzeyinde başladığı bir ortamda öğrencinin
zamanın önemli bir kısmını kendisi gerçekleştirmek yerine, ailelerin
arzularını gerçekleştirmek için çalışmaları çocuklara çok erken dönemde
yaşama karşı bir isyan oluşturmaktadır.

Öğrencilerin gerçek anlamda ne tür sınava giriyor? Kendisinden gerçekten
istenen nedir? Hangi sınıfta hangi sınava girilir? Bu sınavlarda kaç soru
çıkar? Sınavın ölçme değerlendirme ölçütleri nelerdir? Güven ilişkisi
nedir? gibi daha bir çok soruyu sorabilen veya soramayan öğrenci, erken
dönemlerde belirsizlik içinde kalmaktadır.

Denilebilir ki sınav sisteminin ne istediğini genel olarak herkes biliyor;
ancak bilenlerin çoğu, neyin ne kadar, nasıl verilmesi gerektiğini ya
bilmiyor ya da bilinçli olarak uygulanmıyor.

Kentlerde son yıllarda artan sınav yarışı bir bütün olarak öğrenci,
öğretmen, aile, akraba, dost herkesi ilgilendirdiği için ciddi bir sektör
durumuna gelmiştir. Öğrenci,okul ve aile bu konuda destek ve yönlendirme
ile bir adım öne geçebilmektedir. Yine de OKS ve ÖSS sınavları gerçekten
başlı başına bir ölüm kalım durumuna gelmiştir.

Ancak kırsal kesimlerde aile ve öğrencinin yanında öğretmenlerinin de bu
konuda bazı gelişmelerde kısmen yetersiz olması ve aktif yönlendirme
almaması nedeniyle başarısı da düşük olmaktadır. Gerek kırsalda ve gerekse
kentte verilmesi istenen bilginin gerektiği gibi verilmemesi, emeğin ve
zamanın boşa gitmesini kaçınılmaz kılmakla. Sınavın istenilen
değerlendirmeyi yapamaması binlerce öğrencinin umutlarının kırılmasına
neden olabiliyor.

Bazı öğrenciler sınav ve yaşanan kaygı konusunda özel rehberlik yardımı
almaktadırlar. Bu öğrencilerin daha rahat kaygı ile baş edeceğini
düşünüyorum.

Günümüzde sınav kaygısı öğrencilerden çok büyüklerin bir sorunu haline
gelmiştir. Sınav kaygısı artık öğrencileri değil bir bütün olarak ülkeyi
ilgilendirir duruma gelmiştir. Sanırım toplum bir bütün olarak ülkenin
aydınlık yarınlarına güvenmedikleri için kendileri sürece dahil olarak
öğrencinin üstlenmesi gereken gelecek kaygısını kendileri üstlenir duruma
gelmişler diye düşünüyorum. Uzmanılar bu konuyu açıklığa kavuştursa iyi
olur.

Sınav Öğrencilerde Ciddi Düzeyde Kaygı Yaratıyor
Sınava hazırlanan öğrencilerin tamamına yakını kaygı yaşamaktadır, bir
kısmı da kaygı ile baş edememektedir. Bu da öğrencinin kendine güven, aile
desteği, aldığı pedagojik yardımı ve diğer psikolojik faktörlere bağlı
olarak sınav kaygısı ile baş edebilmektedir. Ancak her öğrenci bu kaygıyı
kolay atlatamamaktadır. Yapılan bir araştırma, sınava giren öğrencinin
kaygı düzeyinin ameliyat olacak kişilerin kaygı düzeyinin üzerinde olduğu
belirtiliyor. Sınavın yaratığı kaygı düzeyi sağlığın da önüne geçmiş olması
çok anlamlı.

Sınav sistemi rekabetçi ve sonuç odaklı olduğu için kaygısı düzeyini daha
da artırmaktadır. Öğrencinin öz güveni kaybolmakta dolayısıyla sosyal
faaliyetlerini de etkilemektedir. Yine yapılan araştırmalar, öğrencilerin
spor yapmalarını engellediği, kitap okuma ve serbest zamanı
değerlendirmesini olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir.

Sosyal faaliyetlerini normal şekilde yürütemeyen öğrenci mutsuz, mutsuz
olduğu içinde başarı düzeyi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bugün
etrafımızda gördüğümüz mutsuz çoğunluğun altında birazda geçmişten
kaynaklanan başarısızlıkların izleri olduğunu unutmayalım.

Öğrencilerin genelde en çok takıntı yaptıkları konu;
Sınavı kazanabilecek miyim?
Başarılı olamazsam ailemin yüzüne nasıl bakacağım?
Deneme sınavlarındaki kadar yüksek netler yapamayacağım!
Ben arkadaşlarım kadar hazırlanmadım, onlar kazanacak ben kazanamayacağım!
Sanırım kazanamayacağım!
Bu sınava bir kez daha hazırlanamam!
Zaman çok azaldı, çalışacak çok konu var, hayatta yetişmeyecek!

Tabii kaygı ile baş edebilmek için sınavın ne olduğunu sınavdan ne
beklendiğinin doğru tanımlanması gerekir.
Sınav kaygısı nedir?
Sınav kaygısının nedenleri
Sınav kaygısı ile baş etme yöntemleri
Sınav kaygısını nasıl yönetebiliriz?

Her sınav sistemi beraberinde bir sorun getiriyor ve yeni bir sektör
doğuruyor
oÖzel okullar
oDershane
oÖzel öğretmen

Her Sınav Kopyayı da Beraberinde Getirir
Sınav ve sorulan sorular da beraberinde diğer sorunları oluşturuyor, kopya
çekmek, başkasının yerine sınava adam sokmak, soru satın almak vb gibi Her
yıl değişik kopya teşebbüsleri de oluşmaktadır. Geçmişte bu tür girişimler
nedeniyle sınavların ertelendiği ve yenilendiği bilinmektedir. Ancak alınan
sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle son yıllarda daha az sorun yaşandığı
tahmin edilmektedir. O. Goldsmith diyor ki “Bana soru sorma ki, sana yalan
söylemeyeyim”.

Özel Ders ve Dershanecilik Başlı Başına Bir Sektör Durumuna Gelmiştir.
Sınav sistemi beraberinde öğrencileri sınava hazırlanmada amatör kurslar ve
tecrübesiz öğretmenlerin yerine profesyonel kurumlar ve kaliteli
öğretmenleri daha ön plana çıkarmakta olup bu durum beraberinde ciddi
anlamda para harcanmasını gerektiriyor. Onun için özel hoca ve pahalı
dershaneler, özel okullar anlayışı gelişmiştir.
Ülkemizdeki eğitim anlayışına bakıldığında baştan sona parası olan ile
olmayanın sınavı çarpıklığı ortaya çıkmaktadır. 11 milyar YTL’ye ulaştığı
tahmin edilen özel okul ve dershane dinamizmi ile çarpık eğitim sisteminin
yaratıldığı görülmektedir.Bütün sınav sonuçları ülkemiz coğrafyasında
batının başarılı, doğunun ise başarısız olduğunu gösteriyor. Batı doğu
paradigmasının geri planında yine çarpık ilişkilerin bulunduğu gerçeği
ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz eğitiminin batı illeri ile doğu illeri
arasından büyük uçurumların olduğu, gelir düzeyinin 276 kat farklılaştığı
bir ortamda yıllık 11 Miyar YTL’li dev dershane ortamından bölgeler
arasındaki farklılıkların da ciddi bir kaygı yaratmaması mümkün mü?
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir çok ailenin çocuklarına
derslerinde yetersiz olmaları durumunda  rehber öğretmenin önerisi ile özel
ders aldırttığı bilinmektedir ve normal karşılanmaktadır. Özel ders çok
pahalı olduğu için çok zorunlu olmadıkça aldırılmamaktadır. Prof. Dr.
İsmail Kaşıkçının CBT dergisi sayı 1049′da “Türkiye’de eğitim sorunu
üzerine öneriler” yazısında Almanya’da dershanenin olmadığını, eğitim
parasız ve öğrenciler ilk okuldan itibaren yönlendirilerek liseye veya
meslek okullarına gitmesinin sağlandığını belirtiyor. Diğer bir çok Avrupa
ve Kuzey Amerika ülkelerinde bizdeki gibi dershaneler zinciri ve sektörü
ile hiç karşılaşmadım ve olmadığını biliyorum.

Sınav Ülkemizi İkiye Bölmektedir.
Her sınav sonuçları açıklanıp başarılı ve başarısız iller sıralandığında
genelde batıdaki illerin başarılı, doğudaki illerin de başarısız olduğu
görülmektedir.

Ülkemizin başta kırsal kesimi olmak üzere genel eğitim düzeyi ve
sosyoekonomik yapısı nedeniyle birçok veli çocuğuyla ilgilenmeyi bırakın,
onun kaçıncı sınıfta olduğunun bile farkında olmayabiliyor. Koşullara bağlı
olarak öğretmen de de ilgisizlik ve isteksizlik yaratabilmektedir. Doğal
olarak kırsalda bir başarısızlık oluşmaktadır.

Zaman kullanımı yönünden “Etkin Kullanma”, “Verimli Kullanma”, “Etkin ve
verimli kullanma” kavramlarına uygun olarak öğrencinin sınava hazırlanması
beraberinde dershanecilik rehberliğini de getiriyor ki, okul müfredatı bunu
sağlamamaktadır. Onun için batıdaki illerimizden sınava giren öğrenciler
başarılı olmakta, Doğudaki illerimizdeki liselerde okuyanlar ve sınava
girenler genelde başarısız olmaktadırlar. Bölgeler arasındaki farklılığın
ortadan kaldırılması için mutlaka yeni bir modelin geliştirilerek ülke
genelinde bütün öğrencilerin eşit koşullardan yararlanması gerekir.

Öğrenciler de Sınav Şekline Karşı
7 Haziran 2007 tarihinde Ankara ve İstanbul‘da Liseli öğrenciler ÖSS
sınavını protesto eden gösteri yaptılar. Liseli Genç Umut Derneği’ne üye
olan öğrenciler, Öğrenci Seçme Sınavı’nı (ÖSS) protesto etmek için
Kızılay’daki Konur Sokak’tan yürüyüşe geçerek ıslık ve düdük sesleri
eşliğinde, “ÖSS’yi reddediyoruz” pankartıyla Yüksel Caddesi’ndeki İnsan
Hakları Anıtı’nın önüne kadar yürüdüler. İstanbul‘da benzer şekilde Öğrenci
Gençlik Sendikası Girişimi Genç-Sen, sınavı protesto için 9 Haziran 2007
tarihinde bir miting düzenleyerek “ÖSS Kalksın, Yaşama Zaman Kalsın”
sloganı attılar. Benzer protesto gösterileri eskiden beri yapılmaktadır.
Doğal olarak yapılan açıklamalarda 11-12 yıllık eğitim süreci sonucunda
öğrencilerin geleceğinin 3 saatlik bir sınavla belirlenmesinin yanlış
olduğu ve ÖSS’nin pek çok öğrenciyi hayal kırıklığına ve umutsuzluğa
sürüklediği kaydediliyor.

Öğrenciler, eğitim ve bunun devamı olan mevcut sistemin, niteliksiz ve
sadece teoriye dayalı bir eğitim sistemi olduğunu vurguluyorlar.

SINAV KAYGI YARATIYOR,O ZAMAN BİZ NE İSTİYORUZ?

Sorusuna sağlıklı cevap verebilmek için “Nasıl bir SINAV istemediğimizi”
bilmemiz gerekir. Tersi de doğrudur. Karşılıklı olarak ne aradığımızı
bilmemiz gerekir. Öğrenciler olarak ta gerçek üniversitede okuma bilgi
beceri ve yeteneğine sahip olmamız gerektiğinin bilinci ile hayata
hazırlanmamız gerekir. Bunun için sınav odaklı maddi güce dayalı rekabet
yerine, daha esnek, öğrencinin geçmişteki okul başarısını da dikkate alan
bilgi, beceri yanında düşünebilme ve yazabilme becerisini ölçebilen bir
sınav istemeliyiz.

Üniversiteler olarak kendilerine öğrenci yetiştiren orta öğretim
kurumlarından ne tür bilgi ile donatılmış öğrenci yetiştirilmesini
beklediğimizi bildirmemiz gerekir. Ne yazı ki Milli Eğitim YÖK ile eşgüdüm
içinde olmadığı için sorun detaylı olarak masada konuşulmuyor ve eğitim kan
kaybediyor. YÖK strateji raporu ortaöğretimden beklenenleri ilk defa geniş
bir biçimde işlemiş durumdadır.

Sonuç Olarak Üniversiteye Seçilerek Alınacak Öğrenciler Nitelikli Seçimle
Gelmelidir
Öğrencilerin yüksek öğretim kurumlarına liyakate göre daha nitelikli
ölçütler ile girebilmesi için zaman zaman yetenek sınavlarına tabi
tutulmaları ve başarılı olabileceği alanlara yönlendirilmesi sağlanmalıdır.
Sınav sisteminden çok rehberlik hizmetlerine daha fazla önem verilmelidir.
Özellikle de Lise son sınıfa geçen öğrencilerden gelişmiş batı ülkelerinde
olduğu gibi kimlerin üniversiteye gidebileceği önceden gerekli teknikler
ile belirlenmeli ve bu öğrenciler özellikle üniversiteye hazırlanacak
şekilde yetiştirilmelidirler.

Eğitim sınava odaklı yapısından kurtarılmalıdır. Sınava odaklı eğitim,
yaratıcılık ve eleştirel düşünmeyi engellediği gibi, bilgi yüklemeye dayalı
ezberci yapısı nedeniyle çocuklarımızın yaratıcılık ve merak güdülerini
köreltmekte, buluş yapma heyecanlarını ve heveslerini yok etmektedir.
Artık sınav yapmak sorguya çekmek yerine “ölçme değerlendirme” yapılsa daha
iyi olur diye düşünüyorum

Sınav sistemi ve sınav soruları, bilgi hatırlama gücünü ölçme yerine,
“eleştirel düşünme, bilgiyi sorgulayabilme, değerlendirebilme, gerçek
hayatta karşılaşabilecekleri durumlara uygulayabilme, alternatif düşünce
üretebilme nitelikleri taşımalıdır. Bu da ciddi bir yeniden yapılanama ve
alt yapı donanımı gerekmektedir. Ülkemizin çağı yakalamak için önceliğini
mutlaka eğitme vermeli ve bu şekli ile ezbere ve test tekniğine dayalı
eğitimden kurtarılması gerekmektedir. Bunu yamak zorundayız.
Öğrencilerin stressiz ve açık zinde bir yapıda sınava girmesi dileği ile

Bu yazı Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ tarafından gönderilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.
İletişim Adresi iortas@cu.edu.tr

0 yorum.